22 Mart Dünya Su Günü / 2020-03-22

Yayınlanma Tarihi: 17-07-2020

image host

“Uluslararası Dünya Su Günü” yaklaşık 25 yıl önce 22 Mart 1993 yılında Birleşmiş Milletler (BM) tarafından Çevre Kalkınma Konferansında organize edildi. Bu tarihten sonra her yıl 22 Mart tarihinde ayrı bir tema ile kutlanan Dünya Su Gününün bu yılki teması “Herkes İçin Su” ve sloganı ise “Su Bir İnsan Hakkıdır” sözleridir.  Tüm bu etkinlikler için BM altında kurulan “Su” grubu (UN-Water) vardır.

İnsanlık ilk ortaya çıktığı dönemden bu güne doğa ile sürekli olarak iç içe yaşamıştır. Bu nedenle insanı oluşturan çevre (biyolojik, fiziksel ve sosyal) aslında bir bütündür ve doğadan kesin sınırlarla ayrıştırılamaz. Bu bağlamda insanın doğa ile olan en temel etkileşimi doğal kaynakları nasıl kullandığıdır. Doğanın en büyük özelliği insan müdahalesinin olmadığı durumlarda kendi kendine yetebilmesi ve doğal dengeyi koruması iken, insanın doğanın müdahale ettiği yerlerde bazı olumsuz değişiklikler ortaya çıkabilmektedir. Günümüzde bu anlamda en büyük çevre sorunu “küresel ısınma” ve buna bağlı olarak ortaya çıkan “su” sorunlarıdır.

Küresel ısınma ve iklim değişikliğine bağlı olarak yazlar daha kurak ve sıcak, kışlar daha yağışlı ve soğuk geçmeye başlamıştır. Ancak küresel ısınmanın en önemli etkisi genel ısı düzeyinin yavaş yavaş fakat düzenli olarak artmasıdır. Küresel ısınma kullandığımız su kaynakları açısından iki önemli sonuca yol açmaktadır:

1)     Kuraklık: Küresel iklim değişikliğine bağlı olarak içme ve kullanma suyundaki azalma, tarım alanlarının yok olması ve biyo çeşitliliğin azalmasıyla sonuçlanmaktadır. Özellikle tarım alanlarının giderek azalması Afrika ülkelerinde sıklıkla gördüğümüz kıtlık, açlık ve yoksulluk gibi sonuçlara yol açmakta, kitlesel göçlere ve savaşlara neden olmaktadır. Önümüzdeki 100 yıl içinde özellikle Amazon ormanlarında azalma ve ekvatoryal bölgede kuraklık oluşması ve bu değişiklikten yaklaşık 500 milyon kişinin etkilenmesi beklenmektedir. Bu bağlamda bir çok bitki ve hayvan türü de yok olacaktır. Kuraklığa bağlı kıtlık, açlık ve yoksulluktan en çok Afrika ülkelerinin etkilenmesi beklenmektedir.

2)     Aşırı Yağış ve Seller: Kutuplardaki ozon tabakasında meydana gelen %40 dolayındaki incelme ve sera etkisine bağlı olarak buzullarda ciddi düzeyde erime meydana gelmiştir. Diğer yandan iklim değişikliğine bağlı olarak dönemsel aşırı yağışlar ve seller meydana gelmektedir. Bu durum önümüzdeki 50 yıl içinde bir yandan deniz seviyesinde artışlarla kıyı kentlerini ve adaları tehdit eden bir durum yaratmakta, diğer yandan toprak yapısı telafi edilemeyecek düzeyde bozulmaktadır. BM Çevre Programı ozon tabakasındaki incelme ve sera etkisini dünyanın en önemli iki küresel çevre sorunu olarak belirlemiştir.

Görüldüğü üzere çevre sorunları sadece ortaya çıktığı yeri değil, tüm dünyayı ve insanlığı etkileyen dünya çapında sorunlar haline gelmiştir. Çevre sorunlarının temelinde öncelikle ekonomik gerekçelerin çevreyi korumanın önüne alınması ve buna bağlı olarak gerçekleşen hızlı endüstrileşme vardır. Ayrıca doğanın küçümsenmesi ve doğadaki tüm canlıları korumak yerine sadece insanı üstün gören insan merkezli çevrecilik de önemli sorunlar yaratmıştır. Bunun yerine doğa merkezci, tüm canlıların (bitkiler, hayvanlar) yaşam hakkına saygı duyan yeni ve derin bir ekoloji anlayışına ihtiyaç vardır.

Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgiye “Güncel Konular” başlığı altında “Halka Yönelik” açıklamaları içinde yer alan Önemli Günler dokümanlarından ulaşabilirsiniz.